ÇOCUKLARIMIZ GELECEĞİMİZDİR
Geriye bir göz attığımızda yılların o kadar çabuk geçtiğini hepimiz biliyoruz. Geçmiş yıllar acısıyla tatlısıyla geride kaldı. Bu yılında dörtte biri tamamlandı. Yani kış bitti yaz geldi. Yazın gelmesiyle aklımızda hem kendimizin hem de çocuklarımızın yapacağı birçok şeyler vardır, biz bunu çocuklar açısından ele alalım.
Çocuklarımızın okulları tatil olacak, bu düşünceden birçoğu yazı nasıl geçireceğini ve nerelerde geçireceğinin hesaplarını şimdiden yapmaktadırlar.
Bazıları yazlıklarda, bazıları denizlerde, Şehirde oturanların kimileri köylerine gitmeyi, köylerdekiler şehirlere gitmeyi, kimileri para kazanmak için çıraklığa, kimileri yüzme kursları, saz-caz kursları, sportif faaliyetler, kimileride mahalle camisine gidip yaz kursunda ilmihal bilgileri ile Kur’an-ı Kerim öğrenmek olacaktır,
Cami ve Kur’an kursları İki ay süreli diğerleri mesela yazlık ve deniz kısa süreli yani 15 günlük gidilir-gelinir. Bazı kurslar haftada iki saattir bazıları haftada ikişer günlük ya sabahtan, yâda öğleden sonradır. Yaz Kur’an kursu ise haftada beş gün olup günlük 3 saat, ya sabahtan yâda öğleden sonra olabilir. Kur’an kursları Diyanet İşleri Başkanlığı yaz müfredatına göre 3 dönemden oluşmaktadır.
Birinci dönem üç haftadan oluşmaktadır.3 * 5 =15 üç hafta 45 saat
İkinci dönem üç haftadan oluşmaktadır. 3 * 5 =15 üç hafta 45 saat
Üçüncü dönem üç haftadan oluşmaktadır. 3 * 5 =15 üç hafta 45 saat
Toplam Dokuz haftalık süre 45*3 = 135 saatten ibarettir.
En azından bunların bir dönemi değerlendirilmelidir. Çünkü TV. Kanallarının bazılarında sokak konuşuyor programında sokaktaki insanlara dini sorular sorulmuştu. Hatırlayacaksınız, dört halifenin ismi, cevapları dinleyenler takdir edecekler, çok korkunçtu.
Yine sokak konuşuyor programında dört büyük melek soruldu. Halkımızın bunlardan habersiz olduğunu abuk-sabuk cevaplar verdiklerine şahit olduk.
Yine aynı programda bilinmeyecek sorulardan değildi, Peygamberimizin kabrinin nerede olduğu soruldu, peşinden Kâbe-i muazzamanın nerede olduğu, Bilmeyenler bilmiyoruz da demeyerek, cevaplarında ya Kayseri’de yâda Konya’da diyenler olmuştur.
Kâbe’ye niye gidiyorlar sorusuna, insanlar sapıtmışlar da ondan gidiyorlar cevaplarını duyduk. Bundan dolayıdır ki çocuklarımız geleceğimizdir. Onları her zaman okul öncesi ve sonrası değerdirmemiz gerekmektedir. İnternette facebook adı altında bir arkadaşlık sayfası bulunmaktadır.
Bilhassa gençler, yani ilköğretim ve lise çağındaki gençlerin % sekseni dini yayınlardan uzak, hep dalga vari videolar, işe yaramaz konuşmalar ve hatta Türkçemizde çok kullanılmayan, bazılarını Türkçe Sözlükte bile bulamadığımız kelimelerle meşgul olduklarına şahit olmaktayız;
Mesela; hal-hatır sorarken *Zazam nasılsın, benim *kankanım seni özledim ve seni seviyorum, kelimeleri ile akşama kadar zaman harcayıp, güzelim zamanını hiç değerlendiremeyen gençlerimiz çoğalmakta ve gelecek için heder olacakları kanaatindeyim.
*Kanka; hakkında bulduğum sonuçlar:
Güncel Türkçe Sözlük; Kardeş kadar yakın olan kimse.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ; Yenge.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ; Buz pateni.
*Zaza: Hint-Avrupa dil ailesinin İran diller grubuna ait bir dil olan Zazaca'yı konuşan ve Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde varlığını sürdüren İran kökenli bir halktır. Nüfuslarının 4 ve 5 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Durum böyle olunca; Zazam kelimesine “sevdiğim, hasretim” diye konuşmak ne kadar da anlamsızdır.
Hal böyle iken çocuklarımız geleceğimiz olacaksa, bunda düşünen büyükler olarak şimdiden, çocuklarımıza niye yaratıldığını geçmişini ve geleceğini bilen evlatlar olarak yol gösterip, yaz dönemini ve zamanını iyi değerlendiren, bize emanet olan hatırayı emin ellere teslim edelim.
Hazırlayan: Durmuş Öztekin–18.04.2011
Sincan Merkez Camii İmam-Hatibi
Geriye bir göz attığımızda yılların o kadar çabuk geçtiğini hepimiz biliyoruz. Geçmiş yıllar acısıyla tatlısıyla geride kaldı. Bu yılında dörtte biri tamamlandı. Yani kış bitti yaz geldi. Yazın gelmesiyle aklımızda hem kendimizin hem de çocuklarımızın yapacağı birçok şeyler vardır, biz bunu çocuklar açısından ele alalım.
Çocuklarımızın okulları tatil olacak, bu düşünceden birçoğu yazı nasıl geçireceğini ve nerelerde geçireceğinin hesaplarını şimdiden yapmaktadırlar.
Bazıları yazlıklarda, bazıları denizlerde, Şehirde oturanların kimileri köylerine gitmeyi, köylerdekiler şehirlere gitmeyi, kimileri para kazanmak için çıraklığa, kimileri yüzme kursları, saz-caz kursları, sportif faaliyetler, kimileride mahalle camisine gidip yaz kursunda ilmihal bilgileri ile Kur’an-ı Kerim öğrenmek olacaktır,
Cami ve Kur’an kursları İki ay süreli diğerleri mesela yazlık ve deniz kısa süreli yani 15 günlük gidilir-gelinir. Bazı kurslar haftada iki saattir bazıları haftada ikişer günlük ya sabahtan, yâda öğleden sonradır. Yaz Kur’an kursu ise haftada beş gün olup günlük 3 saat, ya sabahtan yâda öğleden sonra olabilir. Kur’an kursları Diyanet İşleri Başkanlığı yaz müfredatına göre 3 dönemden oluşmaktadır.
Birinci dönem üç haftadan oluşmaktadır.3 * 5 =15 üç hafta 45 saat
İkinci dönem üç haftadan oluşmaktadır. 3 * 5 =15 üç hafta 45 saat
Üçüncü dönem üç haftadan oluşmaktadır. 3 * 5 =15 üç hafta 45 saat
Toplam Dokuz haftalık süre 45*3 = 135 saatten ibarettir.
En azından bunların bir dönemi değerlendirilmelidir. Çünkü TV. Kanallarının bazılarında sokak konuşuyor programında sokaktaki insanlara dini sorular sorulmuştu. Hatırlayacaksınız, dört halifenin ismi, cevapları dinleyenler takdir edecekler, çok korkunçtu.
Yine sokak konuşuyor programında dört büyük melek soruldu. Halkımızın bunlardan habersiz olduğunu abuk-sabuk cevaplar verdiklerine şahit olduk.
Yine aynı programda bilinmeyecek sorulardan değildi, Peygamberimizin kabrinin nerede olduğu soruldu, peşinden Kâbe-i muazzamanın nerede olduğu, Bilmeyenler bilmiyoruz da demeyerek, cevaplarında ya Kayseri’de yâda Konya’da diyenler olmuştur.
Kâbe’ye niye gidiyorlar sorusuna, insanlar sapıtmışlar da ondan gidiyorlar cevaplarını duyduk. Bundan dolayıdır ki çocuklarımız geleceğimizdir. Onları her zaman okul öncesi ve sonrası değerdirmemiz gerekmektedir. İnternette facebook adı altında bir arkadaşlık sayfası bulunmaktadır.
Bilhassa gençler, yani ilköğretim ve lise çağındaki gençlerin % sekseni dini yayınlardan uzak, hep dalga vari videolar, işe yaramaz konuşmalar ve hatta Türkçemizde çok kullanılmayan, bazılarını Türkçe Sözlükte bile bulamadığımız kelimelerle meşgul olduklarına şahit olmaktayız;
Mesela; hal-hatır sorarken *Zazam nasılsın, benim *kankanım seni özledim ve seni seviyorum, kelimeleri ile akşama kadar zaman harcayıp, güzelim zamanını hiç değerlendiremeyen gençlerimiz çoğalmakta ve gelecek için heder olacakları kanaatindeyim.
*Kanka; hakkında bulduğum sonuçlar:
Güncel Türkçe Sözlük; Kardeş kadar yakın olan kimse.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ; Yenge.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü ; Buz pateni.
*Zaza: Hint-Avrupa dil ailesinin İran diller grubuna ait bir dil olan Zazaca'yı konuşan ve Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde varlığını sürdüren İran kökenli bir halktır. Nüfuslarının 4 ve 5 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Durum böyle olunca; Zazam kelimesine “sevdiğim, hasretim” diye konuşmak ne kadar da anlamsızdır.
Hal böyle iken çocuklarımız geleceğimiz olacaksa, bunda düşünen büyükler olarak şimdiden, çocuklarımıza niye yaratıldığını geçmişini ve geleceğini bilen evlatlar olarak yol gösterip, yaz dönemini ve zamanını iyi değerlendiren, bize emanet olan hatırayı emin ellere teslim edelim.
Hazırlayan: Durmuş Öztekin–18.04.2011
Sincan Merkez Camii İmam-Hatibi
