2010 YILI HAC KURALARI ÇEKİLDİ
Büyük ümitlerle bekleyen hacı adaylarımızın kuraları çekildi. Kura çekimlerin de dört veya üç yıl evvel yazılmış kurada çıkmamış, bu yıl yazılıp da haccı çıkan ve çıkmayanlar da var. Kuranın usulünü ve şeklini biz belirlemiyoruz, Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda uzmandır. En iyisini kanunların uygun gördüğü şeklinde hac dairesi bilmekte olup gereğini yapmaktadır. Yani sen bilirsin dendiğinde değirmende kavga olmamış, bizde onu uygulayarak sıkıntılı insanların yarasına tuz dökmeyelim. Kura çekiminde hac sırası gelmeyenlere sadece duamız şudur. Mevlâ en yakın zamanda onları da kavuştursun. Kendilerine bu konuda sabır niyaz ediyorum. Kura da sıraları gelmiş kesin kayıt yaptıracaklara da dua ediyoruz, Allah sizleri de kavuştursun. Nasip olmayınca haccın çıkması da önemli değil.
HACILARIMIZDAN İSTEKLERİMİZ VAR!
Nasip olup da oralara ulaşan hacılarımızdan çok isteklerimiz var. Malum gitmek zor, ulaşmak zor, zor olmasına rağmen Allah nasip eder ise,
Evimizden çıkışımızdan itibaren sabırlı ve ihlâslı olarak çıkalım, tâki dönene kadar ki zaman içersinde hiç günah işlemeden ve bol bol dua ederek ve çok kur’an okuyarak vakitlerimizi çarşıda pazarda geçirmeden, yine bol bol tavaf, çokça namaz kılarak,
Hiç olmazsa çok yorulduğumuzda bile yine Kâbe’nin karşısına geçip sadece sevap amacıyla Kâbe’ye bakmayı bile ihmal etmeyelim.
“Peygamberimiz kabeyi göstererek işaret ediyor ve diyor ki; Şu Beyit’e her gün 120 rahmet iner. 60'ı tavaf edenlere, 40'ı namaz kılanlara, 20'si de Kâbe’ye bakanlara verilir.”
HAREMİ ŞERİFTE NASIL OLMALIYIZ?
Haremi şerifte bizim hacılarımızın yaptıklarından biraz da olsa bahsetmek istiyorum. Hacılarımızın birçoğu anlaşabildiği bir arkadaşı ile sürekli hareme gider-gelir, (hem Mekke de hem de Medine de) Kur’an okumayı ve namaz kılmayı bırak, kâbeyi bile seyretmeyenler, o kadar çok ki, yanına aldığı arkadaşı ile namaz vaktine kadar köyden kentten sohbet ve dedikodu, yani bütün dünya ile meşgul oldukları görünen ve bilinen bir gerçektir.
Bilhassa bu yapılan ibadet dışı hareketi üzülerek ifade edeyim istisnalar olmasına rağmen bilhassa bizim Türkler yapmaktadır.
Yine yapılmaması gereken riyaya giren bir hareket, ne kadar tavaf yapmışsa, ne kadar namaz kılmışsa, otele geldiğinde diğer hacılara anlatmak suretiyle kendini medhu sena etmektedir.
Hacılar içersinde yaşlılar bulunmaktadır. Sayı olarak ibadetler toplumda söylendiğinde onları rencide etmektedir. Hatta ve hatta tahammülsüz yaşlı hacılar çok, hareme gidemediklerinde onlara, ölçüyü kaçırıp sen niye geldin. Boşuna gelmişsin buraya yatmaya mı geldin sözleri hiç yakışık olmayan sözlerdir.
MEKKEDE UMRE YARIŞI YAPILMAKTADIR
Yine bildirmekte fayda görüyorum. Fıkhî konusu tartışılabilir. Bizim Türk hacıları mekke’ye vardıklarında âdeta Umre yarışına girmekteler. Bizler afakîyiz buradan hac için veya umre için gittiğimizde bol bol tavaf yapmamız gerekirken (Tenim, Hudeybiye, Cirane den) umre yarışı yaparak kendilerini ve görevlilerini öyle bir sıkıntıya sokmaktalar ki, Umre oranın sanki olmazsa olmazı olmaktadır.
MEDİNEDE YAPILANLAR
Yine Medine de yapılan bir uygulama her sabah namazından sonra gurupların ve kafilenin toplanıp yeşil kubbe karşısın da açıktan yasin okumaları ve açıktan dua etmeleri adeta Diyanet ve şirketler arasında veya görevliler arasında bir yarıştan başka bir şey değildir. Her hacı bildiği kadarıyla kendileri içlerinden geldiği gibi dua edemezler mi? herkes kendisi Kur’an okuyamaz mı?
Diyanet İşleri Başkanlığı her hacı adayına birkaç kitap vermektedir. Bu kitapları kütüphanenize hediye vermiyor, hiç olmazsa bir defa bitirilmesini istemektedir. En azından hiçbir şey bilmiyorsa hacı kardeşimiz açıp dua kitaplarından duasını okuyarak kendi ağzıyla yapsın, görevli ve kafile başkanı bir şeyler anlatacak veya dua edecek diye onları her sabah orada beklemektense duasını dua kitabından Kur’an-ı da cüz götürmek suretiyle kendisi okumalıdır. Hacı efendiler ve hacı annelerden her birileri Mekke de bir hatim ve Medine de bir hatim yapmak suretiyle dönüş yapmalıdırlar. Allah haccınızı ve umrenizi mebrur eylesin. Selamlarımızı iletiniz. Güle güle gidiniz ve güle güle geliniz.
03.06.2010
Durmuş ÖZTEKİN
Sincan Merkez Camii İmam-Hatibi
Büyük ümitlerle bekleyen hacı adaylarımızın kuraları çekildi. Kura çekimlerin de dört veya üç yıl evvel yazılmış kurada çıkmamış, bu yıl yazılıp da haccı çıkan ve çıkmayanlar da var. Kuranın usulünü ve şeklini biz belirlemiyoruz, Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda uzmandır. En iyisini kanunların uygun gördüğü şeklinde hac dairesi bilmekte olup gereğini yapmaktadır. Yani sen bilirsin dendiğinde değirmende kavga olmamış, bizde onu uygulayarak sıkıntılı insanların yarasına tuz dökmeyelim. Kura çekiminde hac sırası gelmeyenlere sadece duamız şudur. Mevlâ en yakın zamanda onları da kavuştursun. Kendilerine bu konuda sabır niyaz ediyorum. Kura da sıraları gelmiş kesin kayıt yaptıracaklara da dua ediyoruz, Allah sizleri de kavuştursun. Nasip olmayınca haccın çıkması da önemli değil.
HACILARIMIZDAN İSTEKLERİMİZ VAR!
Nasip olup da oralara ulaşan hacılarımızdan çok isteklerimiz var. Malum gitmek zor, ulaşmak zor, zor olmasına rağmen Allah nasip eder ise,
Evimizden çıkışımızdan itibaren sabırlı ve ihlâslı olarak çıkalım, tâki dönene kadar ki zaman içersinde hiç günah işlemeden ve bol bol dua ederek ve çok kur’an okuyarak vakitlerimizi çarşıda pazarda geçirmeden, yine bol bol tavaf, çokça namaz kılarak,
Hiç olmazsa çok yorulduğumuzda bile yine Kâbe’nin karşısına geçip sadece sevap amacıyla Kâbe’ye bakmayı bile ihmal etmeyelim.
“Peygamberimiz kabeyi göstererek işaret ediyor ve diyor ki; Şu Beyit’e her gün 120 rahmet iner. 60'ı tavaf edenlere, 40'ı namaz kılanlara, 20'si de Kâbe’ye bakanlara verilir.”
HAREMİ ŞERİFTE NASIL OLMALIYIZ?
Haremi şerifte bizim hacılarımızın yaptıklarından biraz da olsa bahsetmek istiyorum. Hacılarımızın birçoğu anlaşabildiği bir arkadaşı ile sürekli hareme gider-gelir, (hem Mekke de hem de Medine de) Kur’an okumayı ve namaz kılmayı bırak, kâbeyi bile seyretmeyenler, o kadar çok ki, yanına aldığı arkadaşı ile namaz vaktine kadar köyden kentten sohbet ve dedikodu, yani bütün dünya ile meşgul oldukları görünen ve bilinen bir gerçektir.
Bilhassa bu yapılan ibadet dışı hareketi üzülerek ifade edeyim istisnalar olmasına rağmen bilhassa bizim Türkler yapmaktadır.
Yine yapılmaması gereken riyaya giren bir hareket, ne kadar tavaf yapmışsa, ne kadar namaz kılmışsa, otele geldiğinde diğer hacılara anlatmak suretiyle kendini medhu sena etmektedir.
Hacılar içersinde yaşlılar bulunmaktadır. Sayı olarak ibadetler toplumda söylendiğinde onları rencide etmektedir. Hatta ve hatta tahammülsüz yaşlı hacılar çok, hareme gidemediklerinde onlara, ölçüyü kaçırıp sen niye geldin. Boşuna gelmişsin buraya yatmaya mı geldin sözleri hiç yakışık olmayan sözlerdir.
MEKKEDE UMRE YARIŞI YAPILMAKTADIR
Yine bildirmekte fayda görüyorum. Fıkhî konusu tartışılabilir. Bizim Türk hacıları mekke’ye vardıklarında âdeta Umre yarışına girmekteler. Bizler afakîyiz buradan hac için veya umre için gittiğimizde bol bol tavaf yapmamız gerekirken (Tenim, Hudeybiye, Cirane den) umre yarışı yaparak kendilerini ve görevlilerini öyle bir sıkıntıya sokmaktalar ki, Umre oranın sanki olmazsa olmazı olmaktadır.
MEDİNEDE YAPILANLAR
Yine Medine de yapılan bir uygulama her sabah namazından sonra gurupların ve kafilenin toplanıp yeşil kubbe karşısın da açıktan yasin okumaları ve açıktan dua etmeleri adeta Diyanet ve şirketler arasında veya görevliler arasında bir yarıştan başka bir şey değildir. Her hacı bildiği kadarıyla kendileri içlerinden geldiği gibi dua edemezler mi? herkes kendisi Kur’an okuyamaz mı?
Diyanet İşleri Başkanlığı her hacı adayına birkaç kitap vermektedir. Bu kitapları kütüphanenize hediye vermiyor, hiç olmazsa bir defa bitirilmesini istemektedir. En azından hiçbir şey bilmiyorsa hacı kardeşimiz açıp dua kitaplarından duasını okuyarak kendi ağzıyla yapsın, görevli ve kafile başkanı bir şeyler anlatacak veya dua edecek diye onları her sabah orada beklemektense duasını dua kitabından Kur’an-ı da cüz götürmek suretiyle kendisi okumalıdır. Hacı efendiler ve hacı annelerden her birileri Mekke de bir hatim ve Medine de bir hatim yapmak suretiyle dönüş yapmalıdırlar. Allah haccınızı ve umrenizi mebrur eylesin. Selamlarımızı iletiniz. Güle güle gidiniz ve güle güle geliniz.
03.06.2010
Durmuş ÖZTEKİN
Sincan Merkez Camii İmam-Hatibi
